Uzun yıllar boyunca otorite ile etki aynı şey gibi görüldü.
Bir unvanınız, karar yetkiniz ya da güçlü bir pozisyonunuz varsa, doğal olarak insanları etkileyeceğiniz varsayıldı.
İlham vermek ise çoğu zaman olsa güzel olur kategorisindeydi.
Ne büyük yanılgı.
Yetkiyle insanların size uymasını sağlayabilirsiniz.
Ama gerçekten sizi takip etmelerini sağlayamazsınız.
Kariyerimde otoritesi tartışılmaz birçok üst düzey liderle çalıştım.
Unvanları kapıları açıyor, söyledikleri sorgulanmadan uygulanıyor, çoğu zaman kendilerine adeta kral ya da kraliçe muamelesi yapılıyordu.
Sahip oldukları rolün kendilerine verdiği güçle insanları etkilemeyi çok da önemsemiyorlardı.
Siz de onların etrafında çoğu zaman bir insan değil, sadece çalışanlardan biri oluyordunuz.
Sonuç olarak insanlar onları takip ediyordu belki ama gerçekten bağ kurmuyordu.
Bende iz bırakan liderler ise tamamen farklıydı.
Onlar sadece yetkili insanlar değildi. Aynı zamanda ilham veren insanlardı.
Bunu büyük konuşmalarla ya da karizmatik görünmeye çalışarak yapmıyorlardı.
İnsanlara gerçekten önem veriyorlardı.
Dinliyorlardı.
Düşünce süreçlerini açıklıyorlardı.
Size sadece görev verilmiş biri gibi değil, birlikte bir şey inşa edilen ekibin önemli bir parçası gibi hissettiriyorlardı.
Tüm kariyerim boyunca kendime o liderleri örnek almaya çalıştım; çalışanlarla değil, insanlarla beraber olduğumuzu hiç aklımdan çıkarmadım.
Yetki atanabilir.
Etki kazanılır.
İlham ise hissedilir.
Ve aslında etki ile ilham çoğu zaman birlikte çalışsa da aynı şey değildir.
İlham insanlara bir anda enerji ve inanç verebilir.
Etki ise işler zorlaştığında, tekrar etmeye başladığında veya belirsizlik arttığında insanların bağlı kalmasını sağlar.
Gerçek iz bırakan liderler; insanlara sadece başlamaları için ilham veren değil, devam edebilmeleri için de etki yaratabilendir.
Ve bana göre yapay zeka çağında bu ayrım her zamankinden daha önemli hale geliyor.
Bugün teknoloji; dashboard’larla, verilerle ve otomatik karar mekanizmalarıyla otoriteyi daha da güçlendirebilir.
Ama ne etkiyi ne de ilhamı otomatikleştirebilir.
Yapay zeka kararları destekleyebilir.
Ama aidiyet yaratamaz.
Bugün ekiplerden sürekli adapte olmaları bekleniyor:
Yeni araçlara.
Yeni çalışma şekillerine.
Yeni beklentilere.
Böyle bir ortamda insanlar sadece kendilerinden isteneni yapabilir.
Ama en iyi fikirlerini, enerjilerini ve bağlılıklarını ancak gerçekten değer gördüklerini hissettiklerinde ortaya koyarlar.
Liderler sadece yetkilerine yaslandığında, konuşmalar daralıyor.
İnsanlar daha az katkı veriyor, daha az sorguluyor, daha az sahipleniyor.
Ama liderler insanları etkilemeye gerçekten yatırım yaptığında, ortam tamamen değişiyor.
Konuşmalar açılıyor.
İnsanlar fikir üretmeye, katkı vermeye ve sorumluluk almaya başlıyor.
Yetki insanlara ne yapmaları gerektiğini söyleyebilir.
İlham onları kısa süreli heyecanlandırabilir.
Ama etki, heyecan geçtiğinde bile insanların birlikte yürümeye devam etmesini sağlar.
Unvanlar hâlâ önemli.
Ama liderliği kalıcı yapan şey; insani, kazanılmış ve çoğu zaman sessiz olan o etkidir.
Devam Etmek İçin




